Retina Club

Retinal Vazoproliferatif Tümörlerde Tedavi-1


Okuma:209

Retinal vazoproliferatif tümörler (RVPT'ler) ilk kez 1966'da histopatolog Henkind ve Morgan tarafından tanımlanmıştır. Endorezeksiyon uygulanan tümörlerin mikroskobik incelemesinde gliyal ve vasküler proliferasyonun bir karışımı görülmektedir. Gliyal hücreler iğ şeklinde bir düzende görünür ve vasküler bileşenler mural hyalinizasyon ve bir miktar tromboz ile birlikte dilate damarlar görülür. Bu tümörler bazen kan damarları çevresinde veya daha önce kanamaya maruz kalan bölgelerde retina pigment epitelinin (RPE) çoğalmasını teşvik edebilir. RVPT terimi, Shields ve arkadaşları tarafından 1995 yılında periferik edinsel retinal vasküler tümörlerin 103 vakasını içeren bir raporda önerilmiştir.

 

Tanı

Bu tümörler primer, idiyopatik veya sekonder olabilir ve genellikle retinitis pigmentoza, prematüre retinopatisi, Coats hastalığı, toksoplazma veya travma ile ilişkilidir. İdiyopatik tümörler daha sık görülme eğilimindedir ve bildirilen vakaların %80'ini oluşturur. RVPT'ler hem erkekleri hem de kadınları etkiler ve her yaşta ortaya çıkabilir, ancak 50 yaşın üzerindeki kadınların çoğunluğu oluşturduğu görülmektedir.

 

Bir RVPT genellikle kırmızı veya turuncu renkte tek bir kütle olarak sunulur. Sert eksuda, subretinal sıvı, vitreus kanaması, kistoid maküla ödemi (KMÖ), epiretinal membran ve RPE hipertrofisi de bulunabilecek klinik bulgulardır. Bilateral hastalık ve çoklu tümör vakaları raporları olmuştur. Vakaların yaklaşık %60 ila %90'ında tümör alt kadranda lokalizedir ve tümörlerin %45 ila %75'i temporal bölgede lokalizedir.

 

Besleyici damarlar da mevcut olabilir; bu durum klinisyenlerin RVPT'yi majör ayırıcı tanı olan retinal kapiller hemanjiyomla karıştırmasına neden olabilir. Diğer ayırıcı tanılar şunları içerir:

 

-Ripik ekografik bulgular ve koroid lokalizasyonu ile ayırt edilen koroid melanotik melanomu;

-Genellikle çok daha yaşlı hastalarda görülen periferik hemorajik ve eksüdatif koroidopati;

-RVPT'lerde olduğu gibi periferde bulunabilen, ancak vitreus hücrelerinin eşlik etme eğiliminde olduğu ve soluk bir görünüme sahip olduğu sarkoidoza bağlı uveal tüberküloma veya granülomlar gibi lezyonlar.

 

Hastalar görme azalması yaşadıktan sonra tıbbi yardıma başvurma eğilimindedir, ancak bu tümörlerin çoğuna herhangi bir semptom olmaksızın rutin göz dibi muayenesi sırasında teşhis konur. Görme azalmasına ek olarak uçuşma, fotopsi ve metamorfopsi meydana gelebilir.

 

 

[Kaynaklar: 1-  Smeets MH, Mooy CM, Baarsma GS, Mertens DE, Van Meurs JC. Histopathology of a vasoproliferative tumor of the ocular fundus. Retina. 1998;18(5):470-472. 2- Abreu-Arbaje NA, Cruz-Pimentel M. Treating Retinal Vasoproliferative Tumor. Retina Today. 2023; November/December: 24-27. 3- Shields CL, Shields JA, Barrett J, De Potter P. Vasoproliferative tumors of the ocular fundus. Classification and clinical manifestations in 103 patients. Arch Ophthalmol. 1995;113(5):615-623.]

 

Not: Katkılarından dolayı Dr. Mehmet ÇITIRIK’a teşekkür ederiz.

 

Web sitesindeki bu bilgiyi, sunu ve yayınlarınızda aşağıdaki şekilde kaynak göstererek kullanabilirsiniz.

 

(Çıtırık M, Teke MY. Retinal Vazoproliferatif Tümörlerde Tedavi-1. http://www.retinaclub.com/ Son Güncellenme Tarihi 01/05/2024).