Retina Club

Nöro-Oftalmolojik Açıdan Optik Koherens Tomografi


Okuma:14

Optik Koherens Tomografi (OCT), göz hekimleri için hastalıkların tanısında ve ilerleyişinin izlenmesinde faydalı bir araç olsa da, bazı sınırlamalara sahiptir. Özellikle optik sinir hastalıklarının tespiti ve şişlik ölçümleri konusunda yardımcı olabilirken, nörooftalmik hastalıklarda kullanımını genişletecek özgül biyomarkerlerden yoksundur. Bu durum, göz hekimleri ve nörologlar arasındaki işbirliğinin önemini daha da artırmaktadır. Ayrıca, yapay zeka ile birleştiğinde OCT, daha erken hastalık tespiti konusunda umut verici bir potansiyel göstermektedir. Ancak, doğruluk ve özgüllük gibi faktörlerin doğru tanı koyma sürecinde kritik olduğu vurgulanmıştır.

 

OCT ve Glokom Olmayan Optik Nöropatilerin Tanısı

OCT’nin glokomdan kaynaklanmayan optik nöropatilerin glokom hasarından ayırt edilmesinde faydalı olabilir, ancak bu tek başına yeterli bir çözüm değildir. OCT, fundus fotoğrafı, perimetri ve görme keskinliği testleri gibi diğer araçlarla birlikte kullanılmalıdır. Glokomdan kaynaklanan optik atrofi ile diğer hastalıkların neden olduğu optik atrofi arasındaki farklar, genellikle gözle görülür şekilde belirgindir ve OCT kullanımı her zaman gerekli olmayabilir. Ancak OCT, optik disk başına daha derinlemesine bakılmasını sağlayan geliştirilmiş derinlik modu gibi özellikleriyle, özellikle optik druzenin ayırt edilmesinde faydalı olabilir.

 

OCT ve Nörolojik Hastalıklar

OCT, nörolojik hastalıkların optik sinir etkilerini belirlemede özellikle faydalıdır, ancak Alzhemier veya MS gibi hastalıkların tanısı için bir biyomarker sağlamaz. Yine de, papilödemi tespit etmede son derece yararlıdır çünkü bu, artan intrakraniyal basınca bağlı şişliği gösterir. Papilödem, özellikle nörolojik hastalıkların tespitinde çok önemli bir bulgu olup, intrakraniyal hipertansiyon ile ilişkilidir ve OCT, bu tür şişliklerin ölçülmesini sağlar. Ancak, OCT’nin sonuçları tek başına yeterli olmayıp, göz hekimleri ile nörologlar arasında iş birliği yapılarak doğru yorumlanmalıdır.

OCT, nörolojik hastalıkların tanısında, özellikle multiple skleroz (MS), optik nörit ve diğer sinir sistemi hastalıklarında kullanımında sınırlamaları sahiptir. OCT’nin sonuçlarını tek başına değerlendirmek, özellikle nörolojik hastalıklar açısından yanlış tanılara yol açabilir. Örneğin, MS tanısında göz hekimlerinin doğru refraksiyon bilgilerine sahip olmamaları, ya da glokom geçmişini bilmemeleri gibi eksiklikler, yanlış pozitif tanılara neden olabilir. Bu tür yanlış tanıların önlenmesi için nörologların OCT’yi her zaman bir göz hekimiyle iş birliği içinde kullanmaları gerekir.

 

OCT’nin Sınırlamaları

OCT’nin sınırlamalarından biri, elde edilen görüntülerin siyah-beyaz olmasıdır, oysa fundus fotoğrafçılığı renkli bilgi sağlar. Bunun yanı sıra, OCT-A (OCT anjiyografi) ile mikro damar yapıları hakkında bilgi edinilebilmesi oldukça faydalıdır. Ancak, OCT’yi kullanırken dikkat edilmesi gereken bir diğer önemli nokta, nörologların bu teknolojiyi tek başına kullanmamaları gerektiğidir. Özellikle MS veya optik nörit gibi hastalıklarda yanlış pozitif tanıların önüne geçmek için göz hekimleriyle iş birliği yapmak çok önemlidir. Bu tür yanlış tanıların, yanlış tedavi uygulamaları ve gereksiz tedavi süreçlerine yol açabileceği için çok dikkatli olunması gerekir.

 

Gelecekte OCT ve Yapay Zeka

OCT nörolojik hastalıkların tanı ve izleminde zamanla gelişecektir ve yapay zekanın bu süreçteki rolü büyük olabilir. Yapay Zeka, büyük veri setlerini analiz etme konusunda güçlüdür ve bu sayede hastalıkları erken aşamalarda tespit etmede önemli bir yardımcı olabilir. Yapay zeka, OCT ile birleştiğinde, göz arkasındaki yapıların daha kapsamlı bir şekilde incelenmesini sağlayabilir. Ancak, bu teknolojinin kullanımı sırasında hastaların yanlış tanı almasını önlemek için özgüllük çok önemlidir. Yapay zeka, verileri hızlı bir şekilde işleyebilir ve büyük hasta gruplarındaki ince farklılıkları tespit edebilir, ancak her zaman doğru ve spesifik olmalıdır.

 

Sonuç

Sonuç olarak, OCT, nörooftalmolojide önemli bir araçtır ve göz hekimleri ile nörologlar arasındaki işbirliği, doğru tanı ve tedavi süreçlerinin yönetilmesinde kritik bir rol oynamaktadır. OCT’nin sınırlamaları olmasına rağmen, doğru yorumlanması ve kullanılması durumunda büyük bir potansiyele sahiptir. Yapay zeka ve OCT’nin birleşimi, gelecekte hastalıkların daha erken aşamalarda tespit edilmesini sağlayarak, daha etkin tedavi yaklaşımlarının geliştirilmesine olanak tanıyacaktır. Bu nedenle, göz hekimlerinin ve nörologların birlikte çalışarak OCT’nin sağladığı verileri doğru şekilde değerlendirmeleri gerekmektedir.

 

 

[Kaynaklar 1- Oertel FC, Cabrera Debuc D, Calabresi PA, et al. APOSTEL-R Recommendations for Reporting Retinal Optical Coherence Tomography Studies in Rodents. Neurol Neuroimmunol Neuroinflamm. 2025;12(6):e200489. doi:10.1212/NXI.0000000000200489 2- https://europe.ophthalmologytimes.com/view/wolf-lagreze-oct-use-limitations-potential-diagnosis]

 

Not: Katkılarından dolayı Dr. Mehmet ÇITIRIK’a teşekkür ederiz.

 

Web sitesindeki bu bilgiyi, sunu ve yayınlarınızda aşağıdaki şekilde kaynak göstererek kullanabilirsiniz.

 

(Çıtırık M, Teke MY. Nöro-Oftalmolojik Açıdan Optik Koherens Tomografi. http://www.retinaclub.com/ Son Güncellenme Tarihi 01/07/2026).